Biri

Neuchatel ve Auvernier

Bahsedeceğim gezi, o kadar şahsa özel ki, sanırım sadece çocuklarım ve böyle bir geziyi yapmaktan mutluluk duyacak birkaç dostum için yazıyorum.

Neuchatel kantonu, İsviçre’nin birçok kantonu arasında, Fransa sınırındaki Fransızca konuşulan kantonu. Neuchatel de Neuchatel gölünün kıyısında bu kantonun merkezi olan şehir.

Biz bu şehir ve çevresini özel bir nedenle birkaç kez ziyaret ettik. Her ziyaretimizde de şehrin merkezinde değil, beş altı kilometre ilerisindeki Auvernier köyünde kaldık.

Auvernier’de sanırım sadece tek bir pansiyon (bed&breakfast) var: 3 dairesi olan bu pansiyonun adı A32. Ancak Neuchatel çevresindeki başka köylerde birer ikişer çok hoş başka B&B’ler de var. Bir daha gidebilirsek ve A32’de yer yoksa bir başka köydeki pansiyonda kalmayı şehirde kalmaya tercih ederim. Neuchatel turizm bürosu, kalınacak yer konusunda yardım etmeye gerçekten gönüllü. Turistlerin gelmesinin desteklendiğini şundan da anlayabiliriz: İsviçre’de her şey çok pahalı. Ancak Neuchatel kantonunda herhangi bir otelde veya pansiyonda kaldığınız zaman, kanton içindeki bütün ulaşım ve çoğu müze hatta bazı aktiviteler için bedava kullanım hakkı kazanıyorsunuz. Bu da hiç değilse otel fiyatlarını biraz dengeliyor. Giderseniz bu uygulamanın devam edip etmediğini mutlaka sorun.

Neuchatel’e ulaşım: Türkiye’den doğrudan uçulan Zürih, Basel ve Cenevre’de indikten sonra, en kolay ulaşım bence trenle. Uçak fiyatları şehirden şehire çok değişken olduğu için bu üç şehirden (Zürih, Basel ve Cenevre) hangisine gitmek ucuzsa ona uçulabilir. Bu üç şehirden de Neuchatel’e tren yolculuğu aşağı yukarı benzer zaman alıyor. Zürih ve Cenevre’ye gidilirse havaalanından trene binmek mümkün, ancak Basel’e gidilirse önce otobüse binip gara gidilmesi gerekiyor. Otomatlardan otobüs ve tren için beraber bilet alınıyor. Bu konuda havaalanındaki turizm bürosundan veya bilen birinden yardım almakta fayda var. İsviçre frangı ve euro geçerli ama İsviçre’de euro kullanmak daima biraz zararda olmak demek.

- Auvernier’e ulaşım: Neuchatel’in çevresindeki köylerden bizim kalmayı tercih ettiğimiz Auvernier’de A32 isimli pansiyon (B&B) köyün yukarısından geçen tren yolunun ve köyün aşağısından geçerek göl kıyısını takip eden tramvay yolunun ortasında. Neuchatel garında indikten sonra, gardaki tarifelere bakıp bir hayli sık hareket saatleri olan bir başka yerel trene binip iki üç durak sonra Auvernier’de inmek mümkün. Auvernier tren istasyonundan göl sahiline doğru aşağı yukarı 10 dakikalık yokuş aşağı bir yol var. Bu yoldan üzüm bağlarının arasından göl ve köy manzarasını seyrederek dar yollardan aşağı iniliyor. Köyün eski taş evlerinin arasına girildikten biraz sonra, pansiyonun da olduğu meydana geliniyor.

Aslında Neuchatel (Kantonun da merkezi olan kent) ve Auvernier arasında göl kıyısı boyunca tramvayla seyahat çok daha kolay, ancak yerel trene Neuchatel garına vardıktan sonra hemen oradan binilebilirken, tramvayın göl kıyısındaki başlangıç durağına gardan erişim için bir başka vasıtaya daha ihtiyaç var. Bavullarla zor ama başka kanton içi geziler için bu yolu da anlatacağım. Gar gölden yukarıda olduğu, tramvay da göl kıyısından kalktığı için önce şehre inmek gerekiyor. Bunun için de, garın içinden kalkan bir fünükiler (bizim Karaköy – Şişhane tüneli benzeri) şehirdeki İngiliz bahçesine bir iki dakikada iniyor. Ancak buradan gene de tramvay durağına kadar 10 dakikalık bir yürüyüş gerekiyor. Gar ve tramvay arası bir diğer vasıta doğal olarak taksi. Bir diğeri ise otobüs. Yanlış hatırlamıyorsam, aşağı doğru inen – en azından – 7 ve 9 no’lu otobüsler tramvayın çok yakınına kadar (Ana meydana) birkaç dakikada iniyorlar. Her otobüs durağında otobüs numaraları ve geçiş saatleri var ve İsviçre’de otobüsler de dakik.

Tramvay, 20 dakikada bir, Beau Rivage otelinin yanından kalkıyor ve 6 dakika sonra Auvernier’e varıyor. İndikten sonra göle dik olarak köy içine doğru çıkarsanız iki üç dakikada A32 ismindeki B&B’a varırsınız. Bu tramvayın son durağı Boudry’de bir super market olduğunu da not edeyim.

Auvernier’de yapılacak şeyler:

  • Çevreyi değil de sadece köyü ele alırsak, açıkçası yapılacak en güzel şey, esas itibarı ile dinlenmek ve göl kenarında yürüyüşten ibaret denebilir. Göl kenarında yürüyüş yaparken en sevdiğimiz mekan (Neuchatel’in aksi istikametinde 10 dakikalık yürüyüşle) eşimin ‘Heron Adası’ adını taktığı bölge. Burada minik ağaçlıklı bir ada ve üzerinde balıkçıl kuşlarının yuvaları var;  çevrede de çeşitli ördekler ve kazlar. Minik bir kuş cenneti. Sahil boyunca yürüyebildiğiniz kadar yürüyün. O adanın hemen arkasında minik bir kafe (Le Croquignolet) var; oturup atıştırmak veya bir şeyler içmek için ideal. (Fiatlar hariç ideal (!)).
  • Auvernier’de bazı evlerde şarap tadımı ve satışı yapılıyor. Bunlar arasında Chateau de Auvernier yüzyıllar öncesinden kalmış çok şık bir minik şato, güzel bir bahçe ve arkaya doğru bağlar. Şarap deneyecekseniz , binanın güzelliği nedeniyle buradan başlamak iyi olur. Şatonun bahçe duvarının dışındaki meydandaki ağacı da her seferinde hayran hayran seyrederim. Ayrıca köyün çeşitli yerlerinde çok hoş çeşmeler var.
  • Köyde, sahildeki bahsettiğim kafenin (Le Croquignolet)  dışında, benim tavsiye edeceğim iki lokanta daha var. Bir tanesi köyün meydanında açık havada masa ve iskemleleri olan; soğuk havalarda da hoş bir iç mekanı olan Pinte La Golee; hem bir şeyler içmek için, hem de çok güzel fondue yapıyorlar. Yeri de pansiyonumuz A32’nin hemen yanında. Diğeri ise göle yukarıdan bakan, tren istasyonunun hemen altındaki oldukça lüks Siyam Lokantası. Rezervasyon yaptırıp, bir akşam yemeği için hovardalık yapmaya değer.

Ayrıca Auvernier’de bazı caz konserleri ya da festivallere rastlamak mümkün. Biz bir seferinde bir caz programına rastladık ve zevkle izledik.

Neuchatel ve çevresi:

Önce Auvernier’den Neuchatel’e (köyden şehire) tramvay ile geldiğinizde nerede ineceğinizi ve en yakın nerelere ulaşabileceğinizi yazayım: Tramvaydan son durakta sahile de, ana meydana da (Place Pury) yakın bir yerde iniyorsunuz. Meydanda otobüs durakları da var; bu duraklardan Gar ve Botanik Bahçesi başta, çeşitli yerlere kısa sürede gitmek mümkün. Beau Rivage oteli göl kenarında ve hemen önünüzde. Şehre bir gelişinizde pastahanesinde bir kahve içebilirsiniz. İçeri doğru yürürseniz Neuchatel’in eski şehri diyebileceğimiz ve sadece yayalara açık bölgeye gireceksiniz. Bu caddenin en sonuna kadar yürürseniz oradaki fünükiler ile Botanik Bahçesine çıkabilirsiniz. Botanik Bahçesinin biraz ilerisinde de, yokuş yukarı tırmanmayı takiben Dürrenmatt sergi evi de var. hem manzarası güzel, hem Dürrenmatt’ı tanıtıyor, ayrıca da farklı zamanlarda farklı sergilere ev sahipliği yapıyor.

Tramvaydan indikten sonra içeri yürümek yerine göle paralel olarak ileri doğru yürürseniz Turizm Bilgi ofisinin önünden veya arkasından geçerek – Ofise uğrarsanız çok yardımcı oluyorlar, zaten fazla ziyaretçileri de yok – sahilde göl turu yapan veya çeşitli yerlere giden gemilerin iskelesine varıyorsunuz. Biraz daha devam ederseniz küçük dar bir park olan İngiliz Bahçesinin içindeki fünikülere ulaşıyorsunuz – ki bu füniküler de, daha önce bahsettiğim gibi Gar’a çıkıyor.

Yapılacak şeyler:

  1. gün: Turizm ofisinin verdiği haritayı takip ederek şehir içinde yürüme turu. Özellikle biraz yokuş yukarı çıkmak gerektirse de, şehrin 12.yüzyıldan kalma şatosu ve şatonun kilisesi görülmeli. Bu tur için mini trene binmek de mümkün.

Daha sonra gara gidilerek trenle La Chaux-de-Fonds’a hoş bir tren yolculuğu ile yarım saatte giderek saat müzesini gezmek güzel bir alternatif. Bu müzede gerçekten ilginç saatler var. Yanında birkaç müze daha var ama biz sadece saat müzesini gördük. Bu kasabada hoş pastahaneler de var; çıkışta kahve eşliğinde pasta yenebilir. Dönüşte Neuchatel garından Auvernier’e nasıl gidileceğini artık öğrendiniz. Dönüşte Auvernier tren istasyonundan köyün merkezine doğru aşağı inmeden – önceden yer ayırtmışsanız – Siyam lokantasına da uğrayabilirsiniz. (Auberge de Siam)

2. gün: Bir göl turu yapılabilir ve daha sonra trenle kısa bir yolculuktan sonra Le Landeron’a gidilerek bu eski kasabanın küçük ama ilginç merkezi görülebilir. Çepeçevre sıralanmış yüzyıllarca öncesinden kalma evler görmeye değer, ancak tenha bir döneme denk gelirse insan sadece bu evler için buraya gelmek istemeyebilir. Burada bazı aylarda antika pazarı da kuruluyormuş. Biz gittiğimizde çok tenha idi; öğleden sonra gitmekte fayda var. Yol üstündeki Creperie’den de memnun kaldığımızı not edeyim.

3. gün: Araba kiralanırsa, Neuchatel’in çevresindeki doğal güzellikler keşfedilebilir. Biz bunlardan ‘Lac des Brenets’i gördük ve içinde tekne ile gezdik. Bu gölde bir şelaleye de uğrayan daha uzun geziler de yapılabiliyormuş. Bunun dışında haritada gösterilen çok güzel yürüyüş yolları ve göller, dağlar var. Trekking yapmayı seviyorsanız, örneğin ‘Lac des Tailleres’ çevresinin güzel olduğunu söylediler. Trekking alternatiflerini, turizm ofisinden alınacak bir broşür gayet detaylı anlatıyor. Araba kiralamadan yapılacak ilginç bir aktivite 107 no’lu otobüsle Le Coudre’ye gidip, oradan da tarihi bir teleferikle Chaumont dağına çıkmak olabilir. Güzel havalarda buradan üç gölü görmek ve kolay ve güzel manzaralı olduğu söylenen bir yürüyüş yolu ile aşağıya inmek mümkün. Bulutlu bir havaya denk geldiğimiz için yapmak istediğimiz bu geziyi yapamadık.

4.gün: Neuchatel’den kalkan gemi ile kanaldan geçerek bir başka göle; Murten gölüne geçip bir başka kantonu ve özellikle son durak Murten’i görüp gezmek belki de Neuchatel seyahatinin en güzel gezisi olabilir. Murten çok hoş bir ortaçağ kasabası. İçinde keşfedilecek çok güzel kafeler, pastahaneler, lokantalar ve manzaralar olduğu gibi kasabayı çevreleyen surların üzerine çıkıp yürümekten ve kulelerine tırmanmaktan da büyük zevk aldık. Gemi ile bir gölden diğerine geçen kanalın iki tarafı ise bir kuş cenneti. Çeşitli kuşları görerek yaptığımız bu seyahat, yaptığım en güzel tekne gezilerinden biriydi. Murten’den Neuchatel’e dönüşü ise, gemi yerine bir beş dakika yürüyerek ulaşacağınız tren istasyonundan trenle yapabilirsiniz. Yol yaklaşık yarım saat sürüyor.

5.gün: Yukarıda yazdığım yerlerden görülemeyenlere ayrılacağı gibi, turizm ofisinin ‘Hiking Trails – Yürüyüş rotaları’ kitapçığından zorluk derecesine göre bir doğa yürüyüşü seçilebilir. Ayrıca Neuchatel ve Murten göllerine ilaveten üçüncü gölü de içine alan bir gemi gezisi de eklenebilir. Ya da, araba, otobüs veya trenden indikten sonra elektrikli bisikletlerle biraz zahmetli bir yolculukla varılabilecek ilginç bir doğa/kaya oluşumu olan ‘Le Creux du Van’ görülebilir. Biz denemedik, daha fit ve sporcu olan dostlara bıraktık (!)

Neuchatel ve çevresi ile ilgili yazabileceklerim bu kadar. En başta da dediğim gibi, çok sakin bir geziden söz ettim. Birçok insan için anlamsız olabilecek bu gezinin, karakterlerini ve zevklerini bildiğim birkaç dostuma iyi geleceğini bildiğim için yazdım; onlar kendilerini bilirler!



Neuchatel ve Auvernier: 2 Yorum

  1. Işıl Tümerkan says:

    İlginç bir şekilde 3.-4. Evimiz gibi olmuş Auvernier’de A32

  2. Işıl Tümerkan says:

    İlginç bir şekilde 3. – 4. eviniz gibi olmuş Auvernier’de A32

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

  • 'Ne Anladım Ben Bu Hayattan' en son
    05.03.2012
    tarihinde güncellenmiştir.
  • Gün gün yazılar

    Aralık 2018
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Eki    
     12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930
    31