<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Biri &#187; Biri</title>
	<atom:link href="http://kemaltumerkan.com/?cat=14&#038;feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemaltumerkan.com</link>
	<description>Kemal Tümerkan</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Aug 2025 19:47:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Amigo</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1554</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1554#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2013 13:36:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1554</guid>
		<description><![CDATA[Tribündeyim&#8230; Maçın ikinci yarısı&#8230; Takım iyi oynamıyor, üstelik bir de gol yemiş&#8230; Çevremdeki insanların çoğu suskun, suskun olmayanlar ise takımın yaptığı en küçük pas hatasına avazları çıktığınca küfrederek tepki gösteriyorlar. Olumsuz tepki, futbolcuların ayaklarının birbirine dolanmasına neden oluyor, daha çok &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1554"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div id=":1ow">
<div id=":1pd">
<div>Tribündeyim&#8230;</div>
<div></div>
<div>Maçın ikinci yarısı&#8230;</div>
<div></div>
<div>Takım iyi oynamıyor, üstelik bir de gol yemiş&#8230;</div>
<div></div>
<div>Çevremdeki insanların çoğu suskun, suskun olmayanlar ise takımın yaptığı en küçük pas hatasına avazları çıktığınca küfrederek tepki gösteriyorlar.</div>
<div></div>
<div>Olumsuz tepki, futbolcuların ayaklarının birbirine dolanmasına neden oluyor, daha çok hata yapıyorlar, onlar hata yaptıkça tribündeki olumsuz tepki daha da artıyor. O zaman onlar da hiç risk almamaya başlıyorlar. &#8220;Risk almadan maç kazanılmaz ki&#8221; diye düşünüyorum, &#8220;Önemli olan maç boyunca alınan risklerin kazancının, kaybettirdiğinden fazla olması&#8230;&#8221;</div>
<div></div>
<div>Takımı desteklemek arzusu ile içim içimi yiyor. Yanımda az önce takıma küfreden adam dönüp bana küfredecek o zaman. İnsanlar dönüp garip garip bakacaklar. Sesim koca tribünde kaybolup gidecek.</div>
<div></div>
<div>Bir adam çıkıyor ortaya birden. &#8220;Amigo&#8221; diyorlar. Günlük yaşamımda yollarımızın ayrı olduğu bir insan. &#8220;Şu adamı işe al&#8221; ya da &#8220;Siparişi şu firmaya ver&#8221; ya da &#8220;Şu kadarlık inşaat demiri kullan&#8221; dese &#8220;Hadi ordan&#8221; diye terslerim.</div>
<div></div>
<div>İşte o adam &#8220;Hadi beyler&#8221; diye gırtlağını parçalıyor ve koroyu yönetmeye başlıyor: &#8220;&#8230;üzüntünde sevincinde seninle birlikte&#8230;&#8221;</div>
<div></div>
<div>Ben de beraber söylüyorum; yalnız ben değil, önceleri biraz cılız ama sonra ses tüm stadyumu kapsayacak şekilde yayılıyor. Biraz sonra yanımdaki küfürbaz da &#8211; tereddüt geçirdiği belli &#8211; koroya katılıyor.</div>
<div></div>
<div>Takım silkiniyor.</div>
<div></div>
<div>Ne çok insan varmış meğer benim gibi düşünen&#8230; O amigo olmasaydı, hiç bir zaman tam emin olamayacaktım. Ayrıca hiç bir zaman tek başıma bağırıp da &#8220;Beni izlerler mi acaba?&#8221; diye denemeyi göze alamayacaktım.</div>
<div></div>
<div>Maç bitti&#8230; &#8216;Amigo&#8217;ya içimden bir teşekkür gönderdim. O şimdi arkadaşları ile birkaç bira yuvarladıktan sonra muhtemelen tek odalı evine gidip sobasına birkaç odun atacak sıradan bir insandır. Az önce sıradan biri değildi, az önce içimizde kendimize hapsettiğimiz enerjiyi serbest bıraktırtarak takımı galibiyete götüren güce dönüştüren liderdi.</div>
<div></div>
<div>Medyumların, ruhların enerjilerini üzerlerinde toplayarak onların dünya ile iletişimlerini sağladıklarına inanılır ya&#8230; İşte onun gibi bir şeydi yaptığı&#8230;</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1554</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Markasız Test</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1549</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1549#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jan 2013 10:42:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1549</guid>
		<description><![CDATA[“Aşağıdaki düzyazı şiir, günümüz modern şiirinin temellerini oluşturan ve şiirin son sınırlarına ulaştığı kabul edilen dahi bir İngiliz ozana aittir” desem, &#8220;Tercihin yitirdiği ruhsal dinginlik… Emekleyen zaman ve ötesinde ten… İşte o –  gergin bekleyiş ucu ucuna dudaklarda! karanlıktansa karanlık… avcının &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1549"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Aşağıdaki düzyazı şiir, günümüz modern şiirinin temellerini oluşturan ve şiirin son sınırlarına ulaştığı kabul edilen dahi bir İngiliz ozana aittir” desem,</p>
<p>&#8220;Tercihin yitirdiği ruhsal dinginlik… Emekleyen zaman ve ötesinde ten… İşte o –  gergin bekleyiş ucu ucuna dudaklarda! karanlıktansa karanlık… avcının evcil hatırasıydı karda kalan… ve durdu. Oradaki ıslak ülkenin umulmadık günahının yolculuğu ile varacağız tize: Viyolonsel çarpık ve sessiz. Uzaktı çok uzaktı öteler.&#8221;</p>
<p>Ya da, “Ben öylesine yazdım” desem…</p>
<p>Bu satırlar her iki durumda da aynı etkiyi yaratır, ruhumuzda ve beynimizde sahibinden ve sahibinin edebiyat çevrelerinde kabulünden bağımsız olarak aynı yansımayı yapar mıydı?</p>
<p>Beğenilerimiz kendi beğenilerimiz midir, başkalarının mı?</p>
<p>Beğenilerimiz çoğu zaman ‘tümden gelim’ !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1549</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Davet</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1542</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1542#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2013 10:32:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1542</guid>
		<description><![CDATA[Adam kızı dünyanın dışındaki platforma davet etti. Platform davetten yapılmıştı. Kız geldi. Platformun üstünde yalnızdılar. Kız, diğerlerinden farklıydı. Davet ettiğinde dünyanın dışına geleceğini adamın bilmesiydi farkı. Platformun üstünde gökyüzüne diklemesine uzanan dev bir levha vardı. Levha iki yüzüne karşılıklı dayanan &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1542"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adam kızı dünyanın dışındaki platforma davet etti.</p>
<p>Platform davetten yapılmıştı.</p>
<p>Kız geldi.</p>
<p>Platformun üstünde yalnızdılar.</p>
<p>Kız, diğerlerinden farklıydı.</p>
<p>Davet ettiğinde dünyanın dışına geleceğini adamın bilmesiydi farkı.</p>
<p>Platformun üstünde gökyüzüne diklemesine uzanan dev bir levha vardı.</p>
<p>Levha iki yüzüne karşılıklı dayanan iki merdiven sayesinde ayakta ve dengede duruyordu.</p>
<p>Adamla kız ayrı taraflardan merdivenlere tırmandılar.</p>
<p>Bir basamak, iki basamak, üç, beş, on beş…</p>
<p>Birbirlerini görmüyorlar, konuşmuyorlar, sadece nefes alışlarını duyuyorlardı.</p>
<p>O platformda beraberce kalışları levhanın dengesine bağlı olduğu için o dengeyi tüm yürekleriyle koruyabildikleri kadar korudular.</p>
<p>Bir gün, bir basamakta levhanın devrildiğini ve ikisinin de dünyaya düştüğünü duydum.</p>
<p>Apayrı yerlere mi düştüler, yan yana mı; sormaya değmezdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1542</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Laboratuar</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1503</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1503#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Aug 2012 23:14:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1503</guid>
		<description><![CDATA[İş hayatı ile ilgili bir seminerde insan ilişkileri, takım olma, motivasyon, risk alma gibi konularda görüşlerimi çok rahat ifade edişim konuşmacının dikkatini çekmiş ki, akşam yemekte bana “Yönetim konusunda çok kitap okumuş olmalısınız” dedi. Böyle bir yorumu beklemiyor olmama rağmen &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1503"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İş hayatı ile ilgili bir seminerde insan ilişkileri, takım olma, motivasyon, risk alma gibi konularda görüşlerimi çok rahat ifade edişim konuşmacının dikkatini çekmiş ki, akşam yemekte bana “Yönetim konusunda çok kitap okumuş olmalısınız” dedi.</p>
<p>Böyle bir yorumu beklemiyor olmama rağmen hiç düşünmeden “Bu konuda ne biliyorsam futboldan öğrendim” diye cevap verdim. Soran gözlerle baktığını görünce de “Futbol sosyal bir laboratuardır, içinde insanla ilgili her şey laboratuar ölçeğinde vardır” diye ekledim.</p>
<p>Şaşırarak şakaya vurdu: “ ‘İnsanla ilgili her şey vardır’ sözü çok iddialı değil mi?” Yüzünde muzip bir ifadeyle biraz düşündü: “Örneğin seks yoktur”</p>
<p>Hiçbir şey söylemeden ama kendimden emin bekledim. Biraz daha düşünüp güldü ve “Sözümü geri aldım.”dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1503</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siddartha</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1430</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1430#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jun 2012 16:52:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1430</guid>
		<description><![CDATA[Viyana’da Rigoletto operasını en üst balkonun en arka sırasından izleme şansını buldum. Güzel bir akşamdı. Operadan önce de bir ‘Café’de oturup Herman Hesse’nin Siddartha’sını okumuş ve insanın içine yaptığı yolculuklar üzerine düşünmüştüm. Sanatçıların seslerini bu denli içimizle barışık kullanmalarından çok &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1430"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Viyana’da Rigoletto operasını en üst balkonun en arka sırasından izleme şansını buldum. Güzel bir akşamdı. Operadan önce de bir ‘Café’de oturup Herman Hesse’nin Siddartha’sını okumuş ve insanın içine yaptığı yolculuklar üzerine düşünmüştüm.</p>
<p>Sanatçıların seslerini bu denli içimizle barışık kullanmalarından çok etkilendim.</p>
<p>Biraz oyalanarak çıktığımda opera binasının arkasında bir küçük kalabalık gördüm. Sanatçılar imza veriyorlardı.</p>
<p>İmza almak değil ama seyrederken uzaktan sadece siluetlerini seçebildiğim ve kendilerine teşekkür borçlu olduğumu düşündüğüm o insanları, özellikle de ikinci perdede sesi beni zamanla barıştırmış olan ‘Gilda’yı görmek istedim. Biraz yaklaşınca imza almadan dönüp gidecektim.</p>
<p>Hesapta olmayan bir şey oldu ve Gilda’yı oynayan soprano ayağa kalkarak benim de aralarında olduğum arkadaki gruba doğru geldi. Yanımdaki insanlardan biri belli ki saygı duyduğu bir dostuydu ve diğerleri de onun arkadaşlarıydılar.</p>
<p>Yanımdakiler imzalaması için program kitaplarını uzattılar,  benim yanımda programla ilgili hiç bir şey yoktu.</p>
<p>İmzalaması için Siddartha’nın kapağını çevirip uzattım. &#8216;Gilda&#8217; şaşırdı ve soran gözlerle baktı.</p>
<p>“İnsanlara, içlerine yolculuk yaptırdığınız için” dedim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1430</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ARAYIŞ</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1311</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1311#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 22:46:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1311</guid>
		<description><![CDATA[Liverpool’daki Beatles müzesini gezdiğimde bir köşeye bazı müzik gruplarına teşekkür yazısı asmış olduklarını görmüştüm. Meşhur olmadan önce Beatles&#8217;ın bir barda müzik yaptığı günlerde, başka barlarda benzer müzik yapan gruplardı bunlar. Teşekkür yazısını yazanlar Beatles’ın da aralarında bulunduğu o grupların bir &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1311"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Liverpool’daki Beatles müzesini gezdiğimde bir köşeye bazı müzik gruplarına teşekkür yazısı asmış olduklarını görmüştüm. Meşhur olmadan önce Beatles&#8217;ın bir barda müzik yaptığı günlerde, başka barlarda benzer müzik yapan gruplardı bunlar.</p>
<p>Teşekkür yazısını yazanlar Beatles’ın da aralarında bulunduğu o grupların bir arayışın parçası olduğunu ve bu arayışta ipi Beatles’ın göğüslediğini, o grupların her birinin “Beatles” olmak üzere yola çıktığını ve o olgunun, o arayışın birer parçası olduğunu farketmişler. Binlerce spermden birinin yumurtaya, binlerce polenden birinin bir diğer çiçeğe ulaşabilmesi gibi…</p>
<p>Bir çok insan benzer şeyleri hisseder, bir amaç için çaba gösterirse biri başarır ama diğerleri de yaşamlarına anlam katar, kendilerini geliştirir, yeni sorular, yeni fikirler, yeni notalar, yeni cevaplar üretir, başka insanları etkiler ve düşünmeye, yaratmaya sevkeder.</p>
<p>Etkilediklerinden birinin bile bu kez başka bir güzelliğe katkısı olursa, bu onun da katkısı olur.</p>
<p>Zaten yaşamın ruhunu hissetmek için bir arayışın parçası olmaktan başka şansımız yok!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1311</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1917 Yılından Bir Kartpostal</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1243</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1243#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2011 11:31:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1243</guid>
		<description><![CDATA[Liseyi bitirdiği yıl tifo nedeniyle 1917 yılında ölen büyük dayıma, ölümünden hemen sonra gelen bir kartla ilgili çağrışımlarımı bir kaç ay önce siteye yazmıştım. Aynı hafta içinde annem: &#8216;Sana bir sürprizim var, bil bakalım ne buldum?&#8217; diye sordu. Rastlantıya bakın &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1243"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://kemaltumerkan.com/wp/wp-content/uploads/2011/12/antigone7.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-1259" title="antigone" src="https://kemaltumerkan.com/wp/wp-content/uploads/2011/12/antigone7-1024x811.jpg" alt="" width="510" height="403" /></a></p>
<p>Liseyi bitirdiği yıl tifo nedeniyle 1917 yılında ölen büyük dayıma, ölümünden hemen sonra gelen bir kartla ilgili çağrışımlarımı bir kaç ay önce siteye yazmıştım. Aynı hafta içinde annem: &#8216;Sana bir sürprizim var, bil bakalım ne buldum?&#8217; diye sordu. Rastlantıya bakın ki, en az kırk yıldan beri kayıp olan ve yazıma konu olan kartpostalı tam da o gün bulmuş.</p>
<p>Bu kartpostal ciciannemin ahşap evinde, aynanın kenarına iliştirilmiş dururdu. Sonra ev yıkıldı, kart da kayıplara karıştı. Beni bu kadar etkilemiş olan kartın onca yıl sonra bulunmuş olmasına ne kadar sevindiğimi tahmin edebilirsiniz.</p>
<p>Kart, hatırladığımın aksine Mısır&#8217;dan değil, Heybeliada&#8217;dan gönderilmiş. Adres de o günlerin dünyası hakkında fikir veriyor: Ortaköy, Mahkeme-i Temyiz Azasından Ahmet Mahir Beyzade Galip Bey&#8217;e. Kapı numarası ve sokak adı yazılmamış.</p>
<p>Kartın üzerinde güzel bir kadının resmi var, altında da &#8216;Antigone&#8217; yazıyor. Internete baktığımızda, Sophokles&#8217;in oyununun 1916 yılında Fransa&#8217;da filme çekildiğini öğrendik (Orjinal adı: La Nouvelle Antigone; yönetmen: Jacques de Baroncelli).Bu nedenle bu kartpostaldaki resmin , filmin baş rol oyuncusu Emmy Lynn&#8217;e ait olabileceğini düşünüyoruz.</p>
<p>Arkasındaki yazıyı da dostumuz Prof Şükrü Hanioğlu bizim için şöyle okudu: <strong>&#8216;Galip, neye sükut ediyorsun? Söyle Allah aşkına!&#8230;&#8217; </strong>İlhami</p>
<p>Bahsettiğim yazımı da, &#8211; değiştirmeden &#8211; aşağıya yeniden alıyorum:</p>
<p>GALİP, NİYE SUSUYORSUN ALLAH AŞKINA ?</p>
<p>Bir süre önce gazetelerde bir haber okudum: 1900′lü yılların başında henüz küçük bir çocukken Kırım’dan İstanbul’a gelen İlhami Bey, Galatasaray Lisesi’nde okuduktan sonra Mısır’a gitmiş, orada çok zengin bir hanımla evlenmiş, daha sonra Fransa’ya yerleşmiş ve doksanlı yaşlarında orada ölmüş. Çok büyük bir serveti olduğu ve servetini bırakacak akrabası olmadığı için gazeteler bu ölümde haber değeri bulmuşlardı.</p>
<p>Bu sıradan haber, annemin uyarısı ile birden gözümde büyük önem kazandı.Annem İlhami Bey’in büyük dayımın çok yakın arkadaşı olduğunu söylemişti.</p>
<p>Bu bilgi üzerine, çocukluğumda beni çok etkileyen sararmış bir posta kartının arkasındaki tek bir cümleyi anımsadım: “Galip, niye susuyorsun Allah aşkına !”</p>
<p>Galip dayı, benim büyük dayım, annemin dayısı. On sekiz yaşında tifodan ölmüş. Ciciannem, ahşap evinin oturma odası duvarındaki bir çocuk fotoğrafına gözleri yaşararak bakar ve ‘Bak bu büyük dayın’ diyerek onun anısının hiç değilse bir sonraki nesle aktarılması için çaba gösterirdi.</p>
<p>Ben ilk kez Galip dayımın fotoğrafı ile tanıştırıldığımda ölümünün üzerinden en az kırk yıl geçmiş olmalıydı ve kırk yıl o denli uzun bir zamandır ki bir çocuk için, onun neden hala üzüldüğünü pek de anlayamazdım.</p>
<p>İki çok yakın arkadaş… Biri çocuk denecek yaşta ölüyor, diğeri doksanı aşkın yaşta…</p>
<p>…ve bir gazete haberi anılarımda kalmış siyah beyaz bir çocuk fotoğrafı ile o çocuğun ölümünden haberi olmayan arkadaşının Mısır’dan yolladığı karttaki son derece vurucu cümleyi kafamda yeniden birleştiriyor: ‘Galip, niye susuyorsun Allah aşkına !’</p>
<p>Sonra tekrar tekrar yankılanıyor: ‘Niye susuyorsun?’, ‘Niye susuyorsun?’, ‘Niye susuyorsun?’…</p>
<p>“Galip, niye susuyorsun Allah aşkına !”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1243</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Fazla İşlem</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1218</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1218#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2011 10:36:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1218</guid>
		<description><![CDATA[Bu sitedeki yazılarımın güncelle ilgisi yok. Ancak eski bir yazımla ilgili çağrışım yakaladığımda, güncelin hatırına değil, eski yazımın hatırına nadiren güncelle bağlantı kurduğum oluyor. ODTU Beyin &#8211; Dil Araştırmaları Bölümünde beynin Türkçe cümleleri anlamak için bazı Avrupa dillerine göre bir &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1218"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sitedeki yazılarımın güncelle ilgisi yok. Ancak eski bir yazımla ilgili çağrışım yakaladığımda, güncelin hatırına değil, eski yazımın hatırına nadiren güncelle bağlantı kurduğum oluyor.</p>
<p>ODTU Beyin &#8211; Dil Araştırmaları Bölümünde beynin Türkçe cümleleri anlamak için bazı Avrupa dillerine göre bir fazla işlem yaptığı tespit edilmiş. Araştırmayı yürüten Dr Gülay Ediboğlu Cedden, Türkçe&#8217;de fiillerin cümlenin sonunda yer alması nedeniyle kişinin cümleyi baştan sona akılda tuttuğunu ve fiilin okunmasıyla cümleyi tekrar zihinde oluşturduğunu söylemiş.</p>
<p>Yıllar önceden çağrışım yapan yazım şöyleydi: (2006 yılında Biri adındaki kitabımda yer aldığı şekliyle)</p>
<p><strong>BİR OLASILIK ?</strong></p>
<p><em> </em></p>
<p>Bazı lisanlar düşünceyi de, duyguları da diğerlerine göre daha az heceyle ifade ediyor. Bu farklılık, bu lisanları kullanan toplumların,</p>
<p>-   Yazma ve okuma alışkanlıklarının daha yaygın olmasına yol açabilir mi?</p>
<p>-  Düşünme için de kelimeler aracılık ettiğine göre, düşünme alışkanlıkları ve çabukluğu, hatta bilimsel araştırmalar üzerinde etkili olabilir mi?</p>
<p>-  Bireyleri arasında iletişimi kolaylaştırıyor olabilir mi?</p>
<p>Buna ek olarak öznenin başta ya da sonda kullanılması, düşünme, iletişim ya da duyguların aktarılma kolaylığında bir farklılık yaratabilir mi? Empatiyi etkileyebilir mi?</p>
<p>Lisan mıdır toplumların pratikliğini, pragmatikliğini, iletişimini etkileyen, yoksa toplumların kişiliği mi lisanın yapısını etkiler?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1218</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgi&#8230;</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1193</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1193#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 17:01:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1193</guid>
		<description><![CDATA[… tenlerin, ruhların birleşmesine aracılık etmesidir. … hakkımız olmayanı isteyebilmek, hak edilmeyeni verebilmektir. … &#8216;o&#8217;nu, gözümüzdeki değerinden bir şey eksiltmeden hoş görebilmektir. … kırgınlıklarda, haklı olmaya değil, &#8216;o&#8217;nun incinmesine odaklanmaktır. … mutlu olunmadığı zamanlarda, mutsuz mutsuzluklar değil, mutlu mutsuzluklar yaşamaktır. &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1193"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>… tenlerin, ruhların birleşmesine aracılık etmesidir.</p>
<p>… hakkımız olmayanı isteyebilmek, hak edilmeyeni verebilmektir.</p>
<p>… &#8216;o&#8217;nu, gözümüzdeki değerinden bir şey eksiltmeden hoş görebilmektir.</p>
<p>… kırgınlıklarda, haklı olmaya değil, &#8216;o&#8217;nun incinmesine odaklanmaktır.</p>
<p>… mutlu olunmadığı zamanlarda, mutsuz mutsuzluklar değil, mutlu mutsuzluklar yaşamaktır.</p>
<p>… yüreğimizin sevebilme sınırlarını kendimizin tayin edemeyeceğini algılamaktır.</p>
<p>… açık denizlere açılırken limanımızı da yanımızda götürebilmektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1193</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük Balık ve &#8230;</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1173</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1173#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 17:56:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1173</guid>
		<description><![CDATA[Bir küçük balık yaşamını dünyanın en iyi insanını bulmaya adamıştı. Tanıdığı herkese danıştı ama kimse dünyadaki en iyi insanın kim olduğunu bilmiyordu. Artık umudunu yitirmek üzereydi ki, rüyasında gördüğü ak sakallı bir dede ona aradığı kişinin bir balıkçı olduğunu söyledi. &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1173"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir küçük balık yaşamını dünyanın en iyi insanını bulmaya adamıştı. Tanıdığı herkese danıştı ama kimse dünyadaki en iyi insanın kim olduğunu bilmiyordu.</p>
<p>Artık umudunu yitirmek üzereydi ki, rüyasında gördüğü ak sakallı bir dede ona aradığı kişinin bir balıkçı olduğunu söyledi. Nerede bulabileceğini de anlattı ve oltasını tarif etti.</p>
<p>Sevinçle uyandı küçük balık ve tarif edilen yere doğru yola çıktı. Günlerce kıyılarda o oltayı aradı ve sonunda buldu. Heyecanla oltanın ucundaki yeme atladı. Az sonra balıkçının sepetindeydi.</p>
<p>Gitgide daha hızlı solurken, bir yandan da balıkçıyı inceliyordu: &#8220;Gerçekten bu mu acaba dünyanın en iyi insanı?&#8221;</p>
<p>Balıkçının kısmeti yoktu o gün. Yakalaya yakalaya bir bizim küçük balığı yakalayabilmişti. Canı sıkkın evine doğru yürürken yolda aç bir kızla yardım isteyen annesine rastladı. Kısa bir tereddüt geçirdi, sonra dayanamadı, küçük balığı onlara verdi.</p>
<p>Küçük balığın solungaçları artık iyiden iyiye isyan etmeye başlamıştı. Bulanmaya başlayan bakışları ile kendini küçük kızın elinde görünce son bir gayretle gülümsedi: &#8216;Ulaştım sonunda ereğime, gerçekten dünyanın en iyi insanıymış o, artık eminim&#8217;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1173</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
