<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Biri &#187; Müzik ve Anımsamalar</title>
	<atom:link href="http://kemaltumerkan.com/?cat=13&#038;feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemaltumerkan.com</link>
	<description>Kemal Tümerkan</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Aug 2025 19:47:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Fernando</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1640</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1640#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2014 11:36:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik ve Anımsamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1640</guid>
		<description><![CDATA[Datça yarımadasını ilk keşfettiğimiz yıllardaydı. Bir gün ailece Selimiye, Bozburun tarafına gittik. Çamların arasından görünen masmavi denizin neredeyse göz yaşartan manzarası, büyümekte olan çocuklarımızla artık sıcak diyaloglar kurabiliyor oluşumuz, onlarla bu güzellikleri paylaşıyor olmanın kıvancı ve tam o sırada radyoda &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1640"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Datça yarımadasını ilk keşfettiğimiz yıllardaydı. Bir gün ailece Selimiye, Bozburun tarafına gittik. Çamların arasından görünen masmavi denizin neredeyse göz yaşartan manzarası, büyümekte olan çocuklarımızla artık sıcak diyaloglar kurabiliyor oluşumuz, onlarla bu güzellikleri paylaşıyor olmanın kıvancı ve tam o sırada radyoda Abba&#8217;dan &#8216;Fernando&#8217;. O &#8216;an&#8217;a kadar pek dikkat etmediğim, Abba&#8217;nın şarkılarını dinlerken bile herhangi bir şarkı olarak dinleyip geçtiğim &#8216;Fernando&#8217;. Kaybedilmiş bir  özgürlük savaşından yıllar yıllar sonra, o savaşı vermiş olmanın mutluluğunu da içeren nostaljiyi yansıtan şarkı. Belki içindeki &#8216;nostalji&#8217; ruhu idi beni o şarkıya o an çeken. İçimden şunu söylediğimi hatırlıyorum: &#8220;Kendimi hiç bu kadar mutlu hissetmemiştim ve hiç bu kadar mutlu hissetmeyeceğim.&#8221; Doğru bir tespit mi idi bilemiyorum ama kendimle böyle konuştuğum başka bir an olmadı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1640</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Girl From Ipanema</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1483</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1483#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jul 2012 23:02:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik ve Anımsamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1483</guid>
		<description><![CDATA[22.7.2012&#8242;de internette bir habere gözüm ilişti: &#8216;The Girl From Ipanema&#8217; şarkısının yazılışının 50. yılı imiş. Rio De Janeiro&#8217;da o zamanlar 17. yaşında olan çok zarif bir genç kız için yazılmış. Kızın resmini de habere eklemişler. Bu şarkı beni hep Amerika&#8217;da &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1483"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>22.7.2012&#8242;de internette bir habere gözüm ilişti: &#8216;The Girl From Ipanema&#8217; şarkısının yazılışının 50. yılı imiş. Rio De Janeiro&#8217;da o zamanlar 17. yaşında olan çok zarif bir genç kız için yazılmış. Kızın resmini de habere eklemişler.</p>
<p>Bu şarkı beni hep Amerika&#8217;da dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen öğrencilerle beraber okuyup eğlendiğimiz 1971 yılına götürür. Farklı liseleri ziyaret ettiğimizde, ülke kültürlerinden esinlenen yetenek gösterileri yapardık. Bu şarkı, &#8211; o zamanlar demek sekiz yaşındaymış &#8211; Şilili bir delikanlı ile Ekvatorlu bir genç kızın hemen her buluştuğumuzda yaptıkları ve çok beğenilen danslarına eşlik ederdi. O nedenle kafamda gençliğimle özdeşleşmiştir.</p>
<p>Yıllar sonra, bir sabah bu şarkıyı duyup şu şiiri yazmıştım: (Şiiri yazışımın üstünden bile en az otuz yıl geçmiş)</p>
<p>THE GIRL FROM IPANEMA</p>
<p>Tek kişilik şiir olur mu?</p>
<p>Olur!</p>
<p>Yalnız kendim için yazdım bu şiiri,</p>
<p>Radyoda o şarkıyı duyunca:</p>
<p>&#8216;The Girl From Ipanema&#8217;</p>
<p>***</p>
<p>Kaç kişi bilir ki ülkemde zaten</p>
<p>Bu şarkıyı</p>
<p>Ve en güzel sözcükleri seçebilseydi bile kalemim</p>
<p>Bir uzak akşamı</p>
<p>Bu şarkı ile yaşadığım kadar</p>
<p>Sizlere nasıl yaşatabilirdim?</p>
<p>(Bu şiir, sitemin  &#8217;Günlük Niyetine&#8217; bölümünde de yer alıyor)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1483</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>You Are My Special Angel</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=1180</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=1180#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 11:19:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik ve Anımsamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=1180</guid>
		<description><![CDATA[Bobby Helms ilk kez 1957&#8242;de söylemiş. Benim daha aşina olduğum versiyonu Bobby Winton&#8217;a ait. O da 1963&#8242;te söylemiş. Şarkı da eski, tarzı da eski&#8230; Belki içeriği de yeni nesiller için eskiyor artık. Ancak &#8216;Müzik ve Anımsamalar&#8217; bölümünde bir 22 kasım &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=1180"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bobby Helms ilk kez 1957&#8242;de söylemiş. Benim daha aşina olduğum versiyonu Bobby Winton&#8217;a ait. O da 1963&#8242;te söylemiş.</p>
<p>Şarkı da eski, tarzı da eski&#8230; Belki içeriği de yeni nesiller için eskiyor artık. Ancak &#8216;Müzik ve Anımsamalar&#8217; bölümünde bir 22 kasım günü bu şarkıyı anmadan geçemezdim.</p>
<p>Bazı şarkıların neyi ve kimi anımsattığı o kadar bellidir ki, daha fazla bir şey yazmak içimden gelmedi.</p>
<p>Eski şarkılarla bir yakınlığınız varsa internette bu şarkıyı her iki şarkıcıdan da dinlemenize vesile olmasını dilerim:</p>
<p>&#8220;You Are My Special Angel&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=1180</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>(Somewhere) Over The Rainbow</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=309</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=309#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 15:26:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik ve Anımsamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/?p=309</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Over The Rainbow&#8217; en sevdiğim şarkıdır demeyeceğim ama tereddüt etmeden söyleyebilirim ki en beğendiğim melodiye sahiptir. İsmi de çok güzel. Yıl 1998 olmalı. İstanbul&#8217;dan yola çıkıyoruz ve oğlumu arabayla Denizli&#8217;de bir otele bırakıyorum. Bir satranç turnuvasına katılacak. Üç dört gün &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=309"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;Over The Rainbow&#8217; en sevdiğim şarkıdır demeyeceğim ama tereddüt etmeden söyleyebilirim ki en beğendiğim melodiye sahiptir. İsmi de çok güzel.</p>
<p>Yıl 1998 olmalı. İstanbul&#8217;dan yola çıkıyoruz ve oğlumu arabayla Denizli&#8217;de bir otele bırakıyorum. Bir satranç turnuvasına katılacak. Üç dört gün burada tek başına. Yolu yordamı kendi bulacak, tren biletini alıp haftasonu dönecek.</p>
<p>Biliyorum ki, herkes kendi &#8216;sorun platformu&#8217; içerisinde dolanıp durur. O gün, o günkü kendi sorun platformum içinde benim için önemli bir gün. Tabii ki daha önce arkadaşlarıyla ya da okulla bir yerlere gitmiş. Ancak ilk kez kendi başına. Çocuklarımızın birey olduklarını algılamamızla birlikte hayatımızda yeni bir dönem başlıyor. Biliyor olmakla algılamak ne kadar farklı şeylerdir !</p>
<p>Gece beraber kaldık, sabah erkenden vedalaştık ve ayrıldım. Dudaklarımda ıslıkla çaldığım bir melodi: &#8216;Somewhere over the rainbow&#8230;.&#8217;</p>
<p>Yola koyulmadan önce köşedeki bakkaldan bir gazete alıyor, hemen oracıkta karıştırıyor ve rastlantıya şaşıyorum:Yeni vizyona giren &#8216;You&#8217;ve Got A Mail/Mesajınız Var&#8217; filmine bu eski şarkının mükemmel eşlik ettiğini yazıyor. (Yanılmıyorsam ilk kez Judy Garland &#8216;Oz Büyücüsü&#8217; filminde bu şarkıyı söylemişti)</p>
<p>Sonra şehir dışına çıkıyorum. Ana yola çıkana kadar tarlaların arasında dar bir asfalt yolda gitmek gerekiyor.</p>
<p>Birden sarsılıyorum: Tarlaların ötesinde hayatımda gördüğüm, görebileceğim en büyük, en net, en parlak, en tam gökkuşağı yayı var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=309</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Non Ho L’eta</title>
		<link>https://kemaltumerkan.com/?p=140</link>
		<comments>https://kemaltumerkan.com/?p=140#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 22:03:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kemal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik ve Anımsamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Tümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemaltumerkan.com/wp/?p=140</guid>
		<description><![CDATA[Yıl 1964 olmalı. Ciciannemin eski ahşap evinin oturma odasındayız. Ciciannemlerin aile dostu Sadettin Beylerin oğlu Sinan misafirimiz. Sinan benden beş altı yaş büyük. Yüzünü ve vücudunun çok iri yapılı olduğunu da hatırlıyorum. O günden sonra kendisiyle hiç karşılaşmadık. Sinan’ın eski &#8230;</p><div class="read_more"><a href="https://kemaltumerkan.com/?p=140"> devamını oku </a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yıl 1964 olmalı. Ciciannemin eski ahşap evinin oturma odasındayız. Ciciannemlerin aile dostu Sadettin Beylerin oğlu Sinan misafirimiz.  Sinan benden beş altı yaş büyük. Yüzünü ve vücudunun çok iri yapılı olduğunu da hatırlıyorum. O günden sonra kendisiyle hiç karşılaşmadık.</p>
<p style="text-align: justify;">Sinan’ın eski lambalı radyonun ayar düğmesiyle oynayarak kırmızı çubuğu hareket ettirdiğini ve cızırtılar arasında bir istasyon bulduğunu hatırlıyorum. Çok yumuşak sesli bir genç kız çok etkileyici bir melodiyi söylüyor.  Kızın sesinin çok yumuşak olduğunun da, melodinin çok etkileyici olduğunun da bilincine sonradan varıyorum, genç olduğunu da sonradan öğreniyorum, 16 yaşındaymış. O anda sadece güzel bir şeyler hissediyorum.  O zamana kadar bir müzik parçasının beni etkileyebileceğinin, benim bir parçam olabileceğinin farkında değilim. İlk kez bu duyguyla tanışıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Gigliola Cinquetti’nin 1964 Eurovizyon yarışmasında bu şarkıyı söyleyişini internetten bulun ve dinleyin. ‘Masumiyet çağı’ sözüne – her ne demekse &#8211; ne kadar uyduğunu göreceksiniz.  Cinquetti 2008 yılında da aynı şarkıyı söylemiş. Hayret edilecek kadar genç kalmış. Hala da çok güzel söylüyor ama kendi dahil hiçbir şey ‘masumiyet çağı’nda değil artık.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kemaltumerkan.com/?feed=rss2&#038;p=140</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
